Rüya işinde mantık ve mantıkdışı — John Sallis

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Rüya işi [dream-work] bir çeviri meselesidir, bir çeviri işidir. Sadece çeviridir. Başka bir şey değil. Fazlası değil. Rüya işinde rüya işi yoluyla bir çeviriden başka hiçbir şey üretilmez.

En azından Freud’un rüya işine dair söylediği şey budur, bu işin sadece çeviriden oluştuğudur, bu işin olsa olsa bir çeviri ürettiğidir. Psişe, bizzat rüya işi içinde –işleyeceği şeyin bünyesinde değil– sadece bir çevirmen işlevi gösterir, –bilinçli zeminin altında– çeviri işini icra eder.

Peki çevrilen nedir o halde? Rüya işi bu çeviriyi ne ile üretir? Freud’un tekrar tekrar belirttiği gibi, çeşitli formüllerde, çeşitli çevirilerde adlandırdığı gibi, –belki en dolaysızca– söylediği gibi rüya işi “rüya düşüncelerinin [dream-thoughts] bir çevirisinden [eine Übersetzung der Traumgedanken] başka hiçbir sonuç gerçekleştirmez.” [1] Rüya düşüncelerini çevirerek neyin üretildiği, bunların neye çevrildiği, bu adla zaten belirtilmiş olur: rüyanın kendisi. Yahut rüya düşüncelerinin çevrildiği şey, çoğunlukla başka bağlamlarda, psikanalizden başka bağlamlarda rüyanın kendisi sayılmış olan şeydir. Belki böylece rüya düşüncelerinin rüyanın altında yatan düşünceler oldukları söylenmiş olur – ya da en azından söylenmek istenmiş olur. Yine de bu eğer dile getirmekten ibaret olmayan bir çeviri meselesiyse, rüya düşüncelerinin böylece altında yatmış olacağı şeylerle olan ilişkisi basit yerdeğiştirme [relocation] veya konumaşırma [transposition] ile teşkil edilemez, zira çeviri, herkesin onaylayacağı gibi, ne çeşit olursa olsun, çevrilen şeyde, çeviriye maruz kalan şeyde bozunum ve kayıp üretir.

Okumaya devam et