Okul ve Psikanaliz 10

Özel Amerikan Robert Lisesi’nin 10 yıldır İstanbul Psikanaliz Derneği ile ortaklaşa düzenlediği Okul ve Psikanaliz Sempozyumu bu yıl ” #Mahremiyet: Sosyal Medya, Cinsellik, Kimseye Söyleyemediklerimiz” başlığı taşıyor.

Yer: Özel Amerikan Robert Lisesi Tiyatro Salonu
Tarih: 25 Şubat 2017, Cumartesi
Kayıt ücreti: 120 TL (Üniversite öğrencisi: 60 TL)

Programı ve  kayıtla ilgili detaylı bilgileri içeren Word dosyasını indirmek için tıklayın.

Kaygılı Ebeveynler için Sıra Dışı bir Ürün: Psikolojik Sigorta

(Das Ding Press) – Şüphesiz her ebeveyn çocuklarına iyi bir eğitim ve yeterli maddi imkan sağlamak ister. Hayat sigortaları, sigortacılığın bir meslek olarak ortaya çıktığı günden beri geride kalan eş ve çocukların güvenliği için en popüler yollardan biri. Eğitim sigortası da giderek yaygınlaşıyor: Kendilerinin vefatı durumunda çocuklarının eğitim masraflarının karşılanacağı teminatı, son dönemde yoğun ilgi gören poliçelerin başında yer almakta.

Öte yandan günümüzde ebeveynlerin kaygıları bunlardan ibaret değil; özellikle kendi psikolojik problemleri yüzünden çocuklarının da zarar göreceğinden endişelenen birçok ebeveyn mevcut. Bu endişelerin farkına varan orta çaplı sigorta şirketlerinden Independent Insurance (II) bunlardan yola çıkarak yeni bir ürün ortaya çıkarmış: Psikolojik sigorta. II CEO’su Siegfried Freiberger fikrin nasıl geliştiğini anlatıyor:

“Yakın zamanda baba olacak bir arkadaşım, zor bir çocukluk geçirdiğinden ve bu yüzden çocuğunun psikolojisine istemeden zarar verebileceği endişesinden bahsetmişti. Aklıma bu proje geldi, sonuçta eğer psikolojiniz yüzünden çocuğunuzun olumsuz yönde etkilenme olasılığı varsa, burada bir riskten söz edebiliriz. Bir riskten bahsettiğimizde de, onu hesaplamak ve onu paylaşmayı önermek biz sigortacıların işi.”

Freiberger, projesini bir arkadaşına, aynı zamanda bir psikanalist olan ekonomi doktoru Erwing Johnston’a götürmüş. Dünya Psikanalistleri Birliği (Association of World Psychoanalysts – AWP) üyesi olan Johnston, Freudyen teorilerle projeyi güçlendirmiş:

“Eğer çocuğunuzun Ödipal problemler yaşamasından korkuyorsanız –örneğin garip bir kariyer seçimi, yüksek eğitimi bitirememe, sıra dışı bir eş seçimi, aşırı hırs– poliçenize bu opsiyonu ekleyebilirsiniz. Ebeveynlerin bu kaygıları birçok bilinçdışı anlam içerse de, çoğunun bu potansiyelleri doğru şekilde sezdiğine şahit oldum. Bununla beraber, bizlerin preödipal sorunlar olarak adlandırdığı, ikili ilişkilerdeki dalgalanmalar, karşınızdakini bir sevip bir nefret etmek, hayal kırıklığı durumlarında çok yoğun duygusal tepkiler vermek gibi sorunlarınız varsa, bunların çocuğunuzu etkileme ihtimali oldukça gerçekçidir ve bununla ilgili de bir poliçe çalışması yapılabilir. Şüphesiz bunların belirlenmesinde bilimsel bir çalışma var: Sigorta şirketi sizi bir psikanaliste yönlendiriyor ve değerlendirme seansları sonunda size ve şirkete bir rapor yazılıyor. Çocuğunuz ileriki yaşlarda poliçenin kapsadığı başlıklarda problemler yaşarsa bir eylem planı geliştiriliyor; psikanaliz seanslarının ödenmesinden maddi tazmine uzanan opsiyonlar mevcut. İlerde bu başvuruların değerlendirmesinde ve eylem planının oluşturulmasında tamamen bağımsız ‘eksper psikanalist’ler de mutlaka olacaktır ve bu sayede haksızlık ve kötüye kullanımların önüne geçilecektir.”

Johnston projeye güvense de psikanalistlerden eleştiriler gelmiyor değil. Sağlam Temeller Atmak: Çocuklarda Dürtü ve Saldırganlık (Having an Infrastructure: Drive and Agression in Children) kitabının yazarı Meryl Kidson’ın pozisyonu çok net:

“Bu, saçmalık. Paranoyak kaygıları paraya çeviren sigorta şirketleriyle manik inkâr içindeki omnipotansa özenen ebeveynlerin karanlık ve ölümcül bir işbirliği bu.”

David Woolson da bir diğer kaygılı isim:

“Çocukların bu anlaşmayı sezeceğini ve her zamankinden daha da yalnız ve çaresiz hissedeceğini düşünüyorum. Ebeveynler, ebeveyn olmaya devam etmeye çalışsa ve sigorta şirketlerini aradan çıkarıp çocukları oyun parkına götürse, daha iyi bir gelecek yaratma imkânı bulurlar, hem de bedavaya.”

Peki hedef kitle ne diyor? Bir şirkette yönetici olarak çalışan David Brown (41) fikirlerini bizimle paylaşmaktan çekinmedi:

“Eşimle birkaç kere ayrılmanın eşiğine geldik. Ben de boşanmış bir ailenin çocuğuyum ve o günleri tekrar yaşamak istemem. İleride aynı şeyin kendi çocuğumun da başına gelme ihtimali durumunda, çocuğumuzu koruyabilecek kaynaklarımız olma ihtimali bizi daha güvenli ebeveynler yapıyor.”

İsmini vermek istemeyen bir anne ise şöyle konuştu:

“İlk başta bunu yaparsam kendime güvenmiyor gibi olurum diye düşündüm. Sonra fikir daha iyi geldi, dünyanın binbir türlü hali var ve daha fazla güvencenin asla zararı olmaz dedim. Poliçeyi unuttum sayılır, arada aklıma geliyor ve gülümsüyorum. Çocuğumuzun gelişimiyse gayet iyi.”

Bazıları poliçe sayesinde çok daha rahatlamış görünüyor. Ses mühendisi olarak çalışan Clark Rodney bunu açıkça dillendiriyor.

“İyi bir baba olduğumu söyleyemem.  Uyuşturucu geçmişim var, ailemle de aram iyi değildi. Çok turluyorum, evdeyken de çocukla pek ilgilenmiyorum açıkçası. Eşim çok anlayışlı ve ilgili, ona güveniyorum ama bu sigorta olayı beni rahatlattı. Poliçeyi ne kadar artırmak gerektiğini sormadım bile.”

Ebeveynlerden böyle bir şeyi düşünemeyeceğini belirtenler de mevcut. Bakın genç bir anne ne diyor:

“Ne yani, o zaman ilgilenmeyi de bırakayım da çocuk delirsin, ne de olsa parasını sigorta şirketinden alacağız, öyle mi? Sorumluluk sahibi olmak insanlar çocuk yapmayı iki kere düşünse daha iyi olur!”

Freiberger, uygulamanın kopardığı yaygaranın farkında. “Bakın, ailelerin özgür tercihlerine saygılıyım, kimseyi bir şeyi dayatmıyoruz,” diyor ve ekliyor “Psikanalistlerin bir kısmı ise biraz muhafazakâr yaklaşıyorlar. Bilim ve rasyonel düşünceden yararlanarak geliştirilmiş bir sistem bu. Biraz daha açık görüşlü olsalar bu kadar net kestirip atmayacaklarını düşünüyorum”.

Freiberger, bunun her ne kadar özgür tercihlerle ilgili olduğunu söylese de, Kuzey ülkelerinde bunun bir toplum uygulaması olarak düşünülmesi fikri öne çıkıyor. Akıl sağlığı sigortalarının zorunlu tutularak kendi kendini finanse eden özgür ve deneysel akıl sağlığı hizmetleri üretilmesi fikirleri dillendirilmeye başlandı bile. Bakalım önümüzdeki yıllar akıl sağlığı hizmetleriyle ilgili ne gibi yeniliklere kapı açacak?

Psikanaliz ve Felsefe: Ejderhanın Gözüne Bakmak

Başlangıç Tarihi: 29 Aralık 2016 Perşembe
Saat: 11:00-13:00
Süre: 4 hafta
Yer: Agape Danışmanlık Merkezi
Söyleşi: Uzm.Psk. Oktay ŞILAR 

Kayıt: 0 216 566 06 84 / 0533 370 49 93

Felsefe görünüşte apaçık sandığımız günlük konuşmaların ve önemli bulduğumuz kavramların altını kazımak, onların içyüzüne ve nasıl yapılandıklarına dair yeni varsayımlar üretmektir.
 
Aslında gündelik yaşamda hepimiz sıklıkla felsefe yaparız. İyilik, kötülük, dostluk, hakikat, yaşam ve ölüm üzerine konuşuruz. Ancak bunu sistemli bir biçimde yapmayız.Bunu yapabilmenin yolu doğru soru sorabilmekten, doğru düşünebilmekten geçer. O zaman bizi büyülemeye kalkan şeyin, ne kadar doğru görünse bile, niteliğini biraz daha anlamamız mümkün olur.
 
Felsefe, aklın üzerindeki büyüyü çözmenin en önemli yoludur. Bilim bu büyüyü fiziksel etkinlik (deney) yoluyla çözmeye çalışırken felsefe benzer bir işi zihinsel etkinlikle yapar.
 
Felsefe hem insanlığın temel sorularıyla (Ben kimim? Niye varım? Yaptıklarımın anlamı ne? Hayatın anlamı ne? İyi bir yaşam nedir?) ilgilenir hem de bu konular üzerine düşünmenin kendisiyle. Neden bu konuları düşünüyorum? Doğru soru sormanın yolu nedir? Bildiğimden emin olabilir miyim? Bilgimin kaynağı nedir?
 
Felsefe yanıt üretmekten ziyade doğru düşünebilme, doğru soruları sorabilme becerisidir. Felsefe, hayat muammasına dair bir çözüm imkanı olmaktan ziyade kavramları ele alma tekniği ve aklın büyülenmesine karşı bir savaştır.
 
İnsan ruhsallığını anlamaya yönelik en nitelikli kuramlardan birisi de Psikanalizdir. Psikanalizin çalışma nesnesi bilinçdışı ve aleti de psikanalisttir. On yıllar boyunca, sınanarak ve süzülerek biriktirilmiş olan psikanalitik bilgi, insan üzerine tefekkürle harmanlandığında kaçınılmaz biçimde felsefe ile yakınlaşır. Her ne kadar psikanalizin bir insan felsefesi, dahası böyle bir iddiası olmasa da insanı belirli bir tarihsellik içinde kavrayabilmek için bu iki disiplin arasında bir diyalog imkanı üzerine düşünmek, ufkumuzu açabilir.
 
Bu giriş semineri boyunca, çeşitli filozofların görüşleri psikoterapi öykülerinin ve gündelik yaşam hikayelerimizin etrafında ele alınacaktır. Başlangıç çalışması için seçilen filozoflar, Baruch Spinoza, Friedrich Nietzsche, Martin Heidegger ve Emmanuel Levinastır.
 
Bu filozoflar ekseninde Arzudan Ölüme, , Etikten Varoluşa kadar insan hikayesine psikanalitik bir yorum serüvenine çıkılacaktır.

Bir Düşünce Bir Usta: Donald Meltzer/Bianca Lechevalier

Psike İstanbul bu yıl “Psikanaliz: Bir Düşünce, Bir Usta” etkinliğinde Donald Meltzer ile Bianca Lechevalier’i buluşturuyor. Psikanalizin ustalarından çocuk ve erişkin psikanalisti Donald Meltzer’in psikanalitik kurama özgün katkılarını, kendisi ile çalışma şansına sahip olmuş olan günümüz psikanalizinin önemli isimlerinden Bianca Lechevalier’den dinleyeceğiz.

Etkinlikle ilgili detaylı bilgilerin ve kayıt formunun da yer aldığı duyuru metnini pdf formatında görüntülemek için tıklayın.

TARİH: 8 Ocak Pazar

YER: İTÜ sosyal tesisleri, Maçka Kampüsü

PROGRAM

10.00-11.00 Konferans

11.00-11.30 kahve arası

11.30-12.30 tartışma

12.30-14.00 öğle yemeği

14.00-16.30 vaka çalışması

KATILIM: Teorik bölüm herkese açıktır. Vaka çalışması ruh sağlığı profesyonellerinin katılımı ile yapılacaktırr.

DİL: Fransızca olup, simultane çeviri yapılacaktır.

KAYIT ÜCRETLERİ

Katılım ücreti :180TL.

Psike İstanbul üyeleri, öğrenci ve asistanlar: 150 TL

– Kayıt ücretini İstanbul Psikanaliz Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Derneği’nin Garanti Bankası Nişantaşı Şubesi TR68 0006 2000 1320 0006 2952 04 no’lu hesabına yatırınız. Banka dekontunu ve doldurmuş olduğunuz Kayıt Formunu (212) 224 10 03 no’lu faksa gönderiniz.

– Ödeme belgenizi ve kayıt belgelerinizi psikeistanbul@gmail.com adresine de gönderebilirsiniz. Bu durumda Kayıt Formunu ekli olarak gönderiniz ve mesajınızda banka dekont numaranızı ve ödemenizi hangi şubeden yaptığınızı belirtiniz.

Suret Sayı: 8

Dosya: Aile Salonu
Özgür Öğütcen – Ailem, Beni Dünyaya Getiren Ailem!
Yavuz Erten – Yeni Aile Yine Bir Aile mi?
Ceren Korulsan – Baba İşlevi Hakkında Notlar
Patricia Gherovici – Baba Erkek Olmak Zorunda mıdır?
Leonardo Rodriguez – Aşk(ı) Yapmak
Bülent Somay – Annelik
Baturalp Aslan – Eşcinsel Evliliği ve Günümüzde Psikanaliz
Sanem Tayman – İlk Bakıştan İlk Tanışmaya Bağların Önündek “Engeller”
Hejan Epözdemir – Seri Evliliğin Psikanalitik Okumasına İlişkin Bir Deneme!…

Psikanalitik Diyaloglar
Hakan Kızıltan – Sol Memenin Altındaki
Nancy Caro Hollander – Luis Puenzo’nun “Resmi Tarih”inde Seyirci Kalanın Psiko-politik Dinamikleri
Seza Sinanlar Uslu, Meral Erten, Berrak Karahoda, Işıl Ertüzün – Dokunun Ardındaki Suretler: Mario Prassinos’un Hayatı, Eserleri ve Pera’ya Dönüşü Üzerine Psikanalitik Çağrışımlar
Özgür Öğütcen- “Özgür İrade” Nedir?
(Tanıtım Bülteninden)

Satın almak için tıklayın.