Frankenstein’a Psikanalitik Bir Bakış

”Yazar öyküsünü kurguladıktan sonra, eşinin desteğiyle bunu bir romana dönüştürmüştür. Yazılış biçiminden de görüleceği üzere Frankenstein, yazarın ruh halinden önemli izler taşır. Daha da ileri gidersek romanın Jung’un tabiriyle Shelly’nin gölgesiyle yüzleşmesi sonucu ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Jung’un teorisinde gölge, insanın bastırılmış arzularının konumlandığı, karanlıkta kalan, ilk günah olan baba cinayetinin dahi saklandığı ve gözden uzak tutulduğu yerdir. Öte yandan bu karanlık ve yıkıcı güçlerin kol gezdiği alanda yaratıcı bir enerji de mevcuttur. Bu nedenle de yaratıcılık, ancak burayla ilişki kurulabildiği takdirde mümkün olur. Bu bağlamda okuduğumuzda Frankenstein romanının yazarın gölgesine dair bir sözü olduğunu iddia etmek yanlış olmayacaktır. Peki gölgesiyle yüzleştiğinde Shelly’nin gördüğü nedir? Herkesin kaçtığı, kimsenin yüzüne doğrudan bakamadığı, insanlara dehşet saçan, öte yandan konuşanlarda merhametle karışık öfke gibi ikircikli duygular uyandıran iblis… Bu iblis, yazarın ve dönemin toplumunun bilinçdışında yer etmiş, yasaklanan arzuların, korkuların ve suçluluk duygularının yansıtıldığı etnik ötekiden başkası değildir. Her ötekinin ötekisine organik bir bağla bağlı olmasının en iyi kanıtı ise, bu iblisin popüler kültürde ve insanlar arasında oldum olası yaratıcısı doktorun, Frankenstein’ın adıyla anılmasıdır.” (Zeynep Arıkan)

Yazının tamamı için tıklayın.

Yeni Kitap: Kişiliğin Gelişimi (C.G. Jung)

Screen Shot 2015-04-20 at 1.33.49 PM
Çeviri: Duygu Olgaç
Yayın Yönetmeni: Mahmut Sever
Editör: Adem Beyaz
Yayınevi: Pinhan Yayıncılık
Ön Sipariş: 22.04.2015
Jung, ana araştırma alanlarını ideal yetişkin kişiliği üzerine yoğunlaştırmıştır ancak bu eserde çocukluk psikolojisine eğilir. Ele aldığı meseleler esas olarak eğitim ve kişi olma sorunlarıdır. Bunu yaparken, çocuklukta görülmeye başlayan zeka, algı ve duygu bozukluklarında anne-babaların ve eğitimcilerin göz ardı edilemez rolüne vurgu yapar. Jung, anne-babaların ve eğitimcilerin psikolojisinin çocuğun gelişimi için hem olumlu hem de olumsuz getirilerinin olacağını söyler. Dolayısıyla bu kişilerin sadece eğitmeyi bilen değil aynı zamanda kendi kişiliklerini de geliştirebilen insanlar olması gerektiğinin üzerinde durur.

Yeni Kitap: Psikoterapi Pratiği (C. G. Jung)

jung pratigi

Çevirmen: Sami Türk

Yayınevi: Kaknüs Yayınları

C. G. Jung’un arzusuyla Almanca külliyatını yayımlayan yayımcıları, ilk kitap olarak Psikoterapi Pratiği’ni seçerler. Kitaba yazdığı önsözde Jung, eseri şu cümlelerle sunar:

(…) Yayımcılara bilhassa seçimlerinden dolayı da şükran borçluyum. Onlar böylelikle ruhu tanımaya dair katkımın insan üzerindeki pratik tecrübeye dayandığı gerçeğini anladıklarını göstermiş oluyorlar. Beni elli yıldan fazla süren psikoterapi pratiğinde, sonraki tüm bilgi ve çıkarımlarıma vardıran, diğer taraftan da kanaatlerimi yine, doğrudan tecrübeyle kontrol edip düzeltmeye sevk eden, bir doktorun, ruhani ıstırapları psikolojik açıdan anlamaya dair uğraşlarıdır. Geç dönem yazılarımın arasından mesela tarihî bir inceleme seçilecek olsa, hazırlıksız okuyucu elbette, kendi psikoterapi tasavvuruyla bu yazının ne alakası olduğunu çıkarmakta zorlanacaktır. (…)

Psikoterapist, sadece hastasının şahsi biyografisini değil, gelenek ve dünya görüşünün nüfuzlarının işe karışıp çok zaman belirleyici rol oynadığı, hastanın uzak yakın zihin çevresini de öğrenmelidir. Bütün bir insanı ciddiyetle anlamaya çalışan hiçbir psikoterapist, rüya dilinin sembolleriyle hesaplaşmaktan geri duramayacaktır. (…) Bunu anlamak hekime, hastasını, kendini sırf şahsiyetçi bir şekilde anlamanın boğucu darlığından çıkarıp onu, şimdiye dek sosyal, ahlaki ve zihnî gelişiminin ufuklarının genişlemesi ümidini kapatan benmerkezci tutulmuşluğundan kurtarmasına imkân sağlar.

Okuyucu bu ciltteki makalelerde sadece pratikteki görüşümün temelleri ve prensiplerine dair ipuçları değil, aşağı yukarı tamamlanmış hemen her analizin “crux”u veya en azından “the crucial experience”i anlamına gelebilecek, Freud’un dahi merkezî olarak gördüğü, aktarım problemi denen o fenomeni tarihî açıdan anlamanın bir örneğini de bulacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Yeni Kitap: Rüyalar (Carl Gustav Jung)

ruyalar

Yazar, psikiyatrist, eğitimci, ressam ve bir de seyyah olan Carl Gustav Jung, rüyalar hakkındaki fikirlerini bu derlemede toplamıştır. Gizemcilik, din, kültür, semboller gibi ana temaları kendine özgü ve maharetli anlatım tekniğiyle okuyucuya sunmuştur. Rüyaları filmsel özellikleriyle teşhis etmiş, ayrıca sadece şahsi planda söz konusu olan “kişisel rüyalar” ile hepimizin tecrübe ettiği ve kolektif bilinçdışının ürünü olan “büyük rüyalar” arasında ayrım yapmıştır. Yirminci yüzyılın en etkin figürlerinden biri olarak Jung, Rüyalar adlı eseriyle kendi ürettiği sıradışı kavramlara anlaşılır tarzda bir giriş yapmakla kalmamış, bunun yanında toplu eserlerinin nitelikli okunması için de en ideal yöntemi sunmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)

Yayın Yönetmeni : Mahmut Sever
Editör : Adem Beyaz
Çeviri : Aylin Kayapalı

Esra Yalazan‘ın kitapla ilgili değerlendirmesi Rüyalar, Jung ve Kar için tıklayın.