GENÇLİK ÜZERİNE TARTIŞMALAR: Ergen ve Korkuları

ISTANBUL PSIKANALIZ DERNEGI

(Uluslararasi Psikanaliz Birligi)

2015 YILI ETKINLIKLERI

GENCLIK UZERINE TARTISMALAR – 16

“ERGEN ve KORKULARI”
22-23 Mayis 2015
Istanbul Fransiz Kultur Merkezi  
 
ILK DUYURU 
Psikanalitik kuramin ve uygulamanin cesitli alanlarinda arastirma ve tartisma etkinliklerini surduren Istanbul Psikanaliz Dernegi, bu cercevede on alti yildir, genclik-ergenlik donemiyle ilgili sorularin ve sorunlarin ele alindigi bir sempozyum duzenlemektedir. 
Genclik uzerine tartismalar sempozyumunda bu yil “ergen ve korkulari” tartisilacaktir. Kaygilar, korkular ve fobiler ergenlik ruhsalliginin vazgecilmez ogelerindendir. Okul korkusu, sinav korkusu, degisen bedenin yarattigi korkular, cinsellikle ilgili olanlar, eriskinlerle ve akranlarla iliskilerin yarattiklari, onemli kararlarin arifesinde olmanin neden oldugu korkularin yani sira gec kalmislik korkulari, buyumek korkusu ve elbette cocuk kalmak korkusu … 
Ote yandan ergenlerin/genclerin anne babalarinda ve toplumun genelinde yarattiklari korkulari da listeye eklemek gerekir. Ancak onlarin korkusuz olduklari ya da boyle olduklarina inanildigi da dogrudur. Oyleyse bir halk deyisini biraz degistirerek soyle diyebiliriz; Korku yalnizca daglari degil ergenleri de bekler! 
16. Genclik Uzerine Tartismalar etkinliginde ergenlerle calisan klinisyenlerin, ogretmenlerin, egitimcilerin neredeyse her zaman karsi karsiya kaldiklari “korkularin” nedenleri ve cozumleriyle ilgili sorulara yanit arayacagiz. Paris Diderot Universitesi emekli ogretim uyesi ve Uluslararasi Ergen Psikanalizi Toplulugu (CILA)’nin kurucularindan Annie Birraux ile birlikte ergenlik-genclik donemi ruhsalliginin bu onemli konusunu tartisacagiz.
 
Bilgi Icin:  Istanbul Psikanaliz Dernegi     
Tel/Faks: 0212.247 75 05  e-mail: istanbulpsikanaliz@yahoo.com

Yeni Kitap: Sinema ve Psikanaliz 2 – Kayıp ve Zaman

Psike İstanbul Psikanaliz Kitaplığı’nın 12. kitabı “Sinema ve Psikanaliz -2. Kayıp ve Zaman” çıktı. Psikanalist Özden Terbaş’ın derlediği bu kitap kayıp nesnenin, öznedeki kaybın/eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle, seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor. Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor:

“Başlangıçta kayıp vardır! İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder; yaşama ağlayarak tutunur. Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz; son nefesimizi verene dek! Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler; kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır…”

Derlemede daha sonra zamanın anlamı, zaman algısının kökeni, zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor. Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor; psikanalizin, zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor:

“…Seansın başında devrede olan, analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine, seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman, onu iç gerçekliğinden, düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder. Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak, işlenecek ve derinlik sağlayacaktır. Seansın zamanının sona ermesi gibi, insanın kendi zamanının da bir sonu vardır; yani o bir ölümlüdür, eksiktir, iğdiş edilmiştir. Zaman içinde varlık olma, ölüme doğru bir varlık olmabilincinin gelişmesini sağlar. Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır…”

Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor: Jan Švankmajer’in Hayatta Kalmak (Kuram ve Uygulama) filmini Andrea Sabbadini’nin yorumuyla sunuyoruz. Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins’in Peter Sellers’in Yaşamı ve Ölümü, Tim Burton’un Büyük Balık, Ingmar Bergman’ın Yaban Çilekleri, Özcan Alper’in Sonbahar, Ouine Lecomte’un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford’un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor. İkinci bölümde ise Alain Resnais’nın Hiroşima Sevgilim, Peter Howitt’in Rastlantının Böylesi, Mike Leigh’in Ömrümüzden Bir Sene, Victor Erice’in Yaşam Hattı, Anne Fontaine’nin Yasak Aşk, Theo Angelopoulos’un Sonsuzluk ve Bir Gün, Steven Speilberg’in Yapay Zekâ, Harold Ramis’in Bugün Aslında Dündü, Spike Jonze’nin Aşk, Peter Weir’ın Truman Show ve Marc Forster’ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor.

Bölümlerin Yazarları

ANDREA SABBADİNİ  YAVUZ ERTEN  YEŞİM KORKUT  ÖZDEN TERBAŞ  BERRAK CİĞEROĞLU  NİLÜFER GÜNGÖRMÜŞ ERDEM  SİBEL MERCAN  İREM ANLI  NAYLA DE COSTER  MERAL ERTEN  MELİS TANIK SİVRİ

12. Çocuk Psikanalizi Günleri

İstanbul Psikanaliz Derneği

(Uluslararası Psikanaliz Birliği)

XII. ÇOCUK PSİKANALİZİ GÜNLERİ

“ÇOCUK PSİKANALİZİNDE YORUM”
20-21 Mart 2015
Aynalı Geçit

20 Mart Cuma
9.00 – 9.45 Kayıt
9.45 – 10.00 Açılış konuşmaları
10.00-11:00 Konferans
Levent Kayaalp Kuramın ışığında/gölgesinde yorum
11.00-11.30 Kahve arası
11.30 – 13.00 Panel
Şebnem Orhan Sözde yorum
Harika Yücel Engindeniz Oyunbaz ya da oyunbozan yorumlar
13.00 -14.00 Yemek arası
14.00 -15.30 Panel
Funda Akkapulu Köprü/ler
Pınar Kanlıkılıçer Çığlıktan söze
15.30-16.00 Kahve arası
16.00 -17.00 Konferans
Elda Abrevaya Kaygıdan söze
21 Mart Cumartesi
10.00 – 11.30 Konferans
Athanasios Alexandridis Çocuksunun yorumu
11.30 – 12.00 Kahve arası
12.00 – 13.00 Konferans üzerine tartışma Athanasios Alexandridis
Tartışmacı: Elda Abrevaya
13.00 – 14.30 Öğle arası
14.30 – 16.30 Olgu sunumu ve tartışma
Olgu sunumu: Perge Akgün Salyangozun şarkısı
Tartışmacı: Athanasios Alexandridis
16.30 Kapanış Konuşmaları

Athanasios Alexandridis Fransa Psikanaliz Derneği ve Yunanistan Psikanaliz Derneği üyesidir ve formatör analisttir. Çocuklarla, yetişkinlerle ve psikosomatik hastalarla çalışmaktadır.
Alexandridis, yetişkin ve çocuk psikanalizindeki farklı kuramların kesişmesinden doğan alanın, çocuklarla gerçekleştirilen psikoterapi ve analitik çalışmada ne denli verimli olduğunu hatırlatır ve bu alanı besleyen farklı kaynakları belirtir. Çocuk psikanalizinde Melanie Klein ile Anna Freud’un kuramsal yaklaşımlarından oluşan iki ana ekolün yanı sıra, üçüncü ve büyük bir ekol da Winnicott’unkidir. Onun görüşleri bir yandan bebeklerle sürdürülen terapilere katkıda bulunurken, öte yandan psikosomatik ve psikotik çocuklarla yapılan terapötik çalışmalarda söz konusu olan travma kuramını zenginleştirmiştir. Ayrıca özellikle yetişkin psikotik ve narsisistik hastalarla gerçekleştirilen analitik çalışmalar, ruhsallıkta arkaik olana dair yeni kuramlar geliştirilmesine yol açmıştır. Ancak çocuk terapistleri farklı kavramlara baş vururken, bunları belirli bir kuramın parçası olarak kullanmazlar, yani belirli bir kurama ait olamayan kavramlardan yola çıkarak bir “kuram dışı kavramlar ağı” oluşturmaya çalışırlar.
Alexandridis, tartışacağı iki klinik olgu aracılığıyla, neredeyse tüm çocuk terapistlerinin başvurduğu ve kuram dışı bir statüye sahip olan bu kavramlar ağının, ne ölçüde terapistin oynama kapasitesini ve yaratıcılığını desteklediğini göstermeye çalışacaktır.

Etkinlik Dili: Türkçedir. Athanasios Alexandridis’nin Fransızca yapacağı konuşma Türkçeye çevrilecektir.
Etkinlik Yeri: Aynalı Geçit Avrupa pasajı 2. kat Galatasaray- İstanbul
Kayıt ücreti: 120 TL, IPA formasyonda aday: 100 TL, İPD-İCEPPD formasyonda aday: 80 TL, Öğrenci-asistan: 70 TL.
Önceden kayıt yapılmayacaktır. Etkinliğe katılmak isteyenler etkinlik günü kayıt yaptırabilirler.
Kayıt ücretine etkinliğe katılım ve kahve ikramları dâhildir.

İstanbul Psikanaliz Derneği
Tel/Faks: 0212.247 75 05 istanbulpsikanaliz@yahoo.com http://www.istanbulpsikanalizdernegi.com

Müneccimlik üzerine

Müneccim, hipnotist, medyum… Bunların hepsi, rasyonel evreni rahatsız eden ve ona tehdit oluşturan bir kümeye mensuptur; alacakaranlık kuşağına ait olduğu düşünülür ve görmezden gelinirler. Önseziyi bile hor görür, bilimsel söylemimizde onu yerden yere vururuz. Bunu yaparken de, kullandığımız alaycı dil, açıklayamadığımız şeyler karşısında hissettiğimiz huzursuzluğu ele verir.

Dolayısıyla, başkalarında gerçekleşen otonom değişimlere radarlarımızı açmak bir yana, bunları fark etmeyiz bile; yorumlayabilmemiz, zaten iyice zordur. Her hayvan, karşısındakinin ondan korktuğunu anlar ve bu bilgi doğrultusunda tereddüt etmeden hareket eder. Böyle basit bir özellik pek çoğumuzda yoktur. Kaygımızı, öfkemizi, isteklerimizi anlayıp bunları söze döktüğünde, psikiyatristin ayrıcalıklı yeteneklere sahip bir birey olduğunu düşünürüz.

Bu tür algılara yönelik kapasite ve bunun kullanımı, gizil dönem civarında büyük oranda bastırılır. Hal böyle olunca, duyu sisteminin, ilişkilenme biçiminin tamamı bizim yabancılaştığımız kategoriler üzerinden işlev gösteren bir varlık hayal etmemiz, imkansız hale gelmese bile, oldukça zorlaşır.

Spitz, The First Year of Life: A Psychoanalytic Study of Normal and Deviant Development of Object Relations

Psikanaliz ve Sinema Etkinliği (İzmir)

İZMİR ODAĞ PSİKANALİZ VE PSİKOTERAPİ DERNEĞİ

PSİKANALİZ VE SİNEMA ETKİNLİĞİ

“Psikanaliz ve Sinema” etkinliği  8.yılında  İzmir Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Derneği’nde devam ediyor.

27 MART  2015 Cuma Akşamı Programı:

“BEYAZ BANT”

Yönetmen: Michael HANEKE

Yorumcu: YAVUZ ERTEN

Etkinlik saati: 18:00

Adres : İzmir Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Derneği Konferans Salonu

63 Sokak No:3 Buca-İzmir

odagegitim@hotmail.com

Bilgi İçin: 0232 442 55 56