‘Bütün Durum’ ve Binoküler Görüş (Chris Joannidis)

Çeviren: Elif Okan Gezmiş

İnsanların çoğu, kendileri değil başkalarıdır; düşünceleri başkalarının düşünceleridir, yaşamları başkalarını taklittir, tutkuları ise alıntılardır. – Oscar Wilde

“Bütün durum” kavramı pek çok deneyimli klinisyenin çalışmalarında sık sık kullanılmasına rağmen klinik psikanaliz kuramında henüz merkezi bir konuma yerleşemedi. Bu makalede kavramın çıkışının ve nasıl bir değişim geçirdiğinin yanı sıra, klinik teorideki mevcut konumunun – gerek klasik bireysel teknik, gerekse grup analizi gibi özel uygulama biçimleri bakımından – tartışılması amaçlanmaktadır.

Frenolojinin mucidi Franz Gall, daha 19. yüzyıl başlarında beynin homojen bir bütün olmadığını, her biri kendine özgü bir işleve sahip zihin organlarının ‘kümelenmesinden’ meydana geldiğini öne sürmüştür. Üstünden yüz yıl bile geçmeden, Zeitgeist ünlü nörolog Kurt Goldstein’a şu tespiti yaptıracak noktaya gelmiştir: “tüm organizmaya ve bütün duruma atıfta bulunmayan bulgular dikkate alınmamalıdır” (Goldstein, 1934). Bunun da nedeni, soyutlanmış bir halde gözlemlenen organik işlevlerin doğal ortamdaki işlevlerin karmaşasına kıyasla oldukça farklı bir tablo ortaya koymalarıdır. Bir yanda romantik bireycilik, diğer yanda ise kişinin kimliğini dönemin kültürel koşullarını temsil eden kolektif ve sosyal unsurlar üzerinden bulmaya çalışma girişimi arasındaki bu salınıma Freud da kendini iyice kaptırmıştır. Freud’un yazılarında bu muğlaklığa ve yarattığı gerilime sık sık rastlamak mümkündür. Yalnız başına yürütülen tefekkür sürecinin kişinin kendini tanıması için yeterli olmayacağına, yani öznenin kendisini yalnızca Ötekini tanıyarak tanıyabileceğine ve dolayısıyla öznenin ‘Ben’ dediği şeyin aslında Ötekinin algısınca şekillendirildiğine ilişkin yeni bilimsel sav, bugüne dek kabul gören pek çok kuramsal tutumu baltalar niteliktedir. Filozof M. Cavell bunu şu şekilde açıklar: “[psik]analiz kendiliği ‘kendine yeterlik’ olarak ele alan görüş ile doğası itibariyle kişilerarası olduğunu savunan görüş arasındaki mücadelenin ortasına düştü” (s.143)

Makalenin devamını okumak için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s