Çöküşten sonra utanç ve kibir

Yavuz Erten

Psikanalitik Bakış-2: “Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi” Sempozyumu, 24- 26 Nisan 2004 tarihlerinde sunulmuştur.

Adı “Bireyin Tarihi. Tarihin Psikanalizi” olan bir sempozyumun kendisi tarih olmakta iken buluşuyorum sizlerle. Böyle buluşmaların kendisine göre bir fenomenolojisi vardır. Ben bunları istasyondaki vedalaşmadan önceki son dakikalara, havalimanındaki son anlara benzetiyorum. Oradasınızdır, berabersinizdir ama aslında bitmiştir, ayrılmışsınızdır çünkü biraz sonraki ayrılık o anın tüm dokusunu doldurmuştur. O anın birliktelik yaşantısı hem vardır, hem yoktur; hem yaşamdır, hem de ölümdür. O anlar günceldir ama geçmişte kalmıştır; aynı zamanda ayrılık yoğun olarak orada olduğu için gelecektir de çünkü biraz sonra gidecek veya geride kalacak olanın yanındayken yoğun olarak onsuzluğu yaşarsınız. Zamanın bu deneyimsel oyunlarının spiralinde, üç gün önce Dr. Maurice Apprey’in işaret ettiği hayalet, misafir ve ev sahibi kavramlarından söz edeceğim. Ama sonra, daha sonra, tam anlamıyla ayrılırken…

Ben bir tarihçi değilim. Bugün burada söyleyeceklerimi psikanalizle ilgilenen birisinin içinde yaşadığı tarih ve sosyoloji bağlamındaki serbest çağrışımları olarak dinleyebilirsiniz. Belki buna Aulagnier’nin ergene atfettiği “tarihçi çıraklığı” da diyebiliriz. Bu da bir önceki satırda söylediklerimi yanlışlamaz. Bu serbest çağrışımları Kohut’un esprisindeki gibi de dinleyebilirsiniz. Kohut bilim adamının brifinginin psikanalizdeki karşılığının serbest çağrışım olduğunu söylüyordu.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

 

SURET’in 6. Sayısı Yayınlandı

Screen Shot 2015-05-08 at 7.50.28 AM

Yeni Türkiye Sineması deyince bu sinemanın içinde yeni olanın ne olduğu sorusuna insanın aklı takılıyor. Bu fark nerede ve nasıl ortaya çıktı ve ne anlama geliyor? Bu soru röportajlarda yönetmenlerin kendi tanımlarıyla ortaya konuyor.Dosyada röportajlar dışında Yeni Türkiye Sineması’nın öncülerinden biri sayılan Tabutta Rövaşata filmi üzerinden “erkek olma” meselesi ele alınıyor ve ayrıca Lütfi Akad, Nuri Bilge Ceylan sineması tartışılıyor. Psikanalitik Diyaloglar bölümünde ise ağırlıklı olarak dürtü konusuna odaklanılıyor.

İçindekiler;

Elsa Cayat Kendini Sevebilme Kapasitesi
Editör’den . . .

Dosya: Yeni Türkiye Sineması
Yavuz Erten Reha Erdem’le Yeşilçam, Yeni Türkiye Sineması ve Özgürlük Üzerine
Seyfettin Tokmak Girizgâh, İlksen Başarır Röportajı, Mahmut Fazıl Coşkun Röportajı,
Belmin Söylemez Röportajı, Ali Aydın Röportajı, Hakkı Kurtuluş
Röportajı, İnan Temelkuran Röportajı
Burçak Erdal Yarı Tanrı Babalar ve Onların Mahsun Oğulları
Cemal Dindar Lütfi Akad Sineması ve Gelin-Düğün-Diyet
Özgür Öğütcen Nuri Bilge Ceylan Sineması Üzerine

Psikanalitik Diyaloglar
Mehmet Öznur İmkânsızın Ötesinde
Barış Özgen Şensoy Maurice Apprey ile “Bir Yazma Ketlenmesi Vakasının Analizi” Hakkında Röportaj
Büşra Yalçınöz Karşıaktarımın İfadesi: Psikanalitik İlişkide Kendini Açma Pratiği
Madeleine Vermorel Goethe’den Freud’a Dürtü (Trieb)
Jane Van Buren Annenin Bedeninin Keşfi ve Kızın Öznelliğinin Yaratımı

Yeni Kitap: Sinema ve Psikanaliz 2 – Kayıp ve Zaman

Psike İstanbul Psikanaliz Kitaplığı’nın 12. kitabı “Sinema ve Psikanaliz -2. Kayıp ve Zaman” çıktı. Psikanalist Özden Terbaş’ın derlediği bu kitap kayıp nesnenin, öznedeki kaybın/eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle, seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor. Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor:

“Başlangıçta kayıp vardır! İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder; yaşama ağlayarak tutunur. Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz; son nefesimizi verene dek! Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler; kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır…”

Derlemede daha sonra zamanın anlamı, zaman algısının kökeni, zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor. Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor; psikanalizin, zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor:

“…Seansın başında devrede olan, analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine, seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman, onu iç gerçekliğinden, düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder. Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak, işlenecek ve derinlik sağlayacaktır. Seansın zamanının sona ermesi gibi, insanın kendi zamanının da bir sonu vardır; yani o bir ölümlüdür, eksiktir, iğdiş edilmiştir. Zaman içinde varlık olma, ölüme doğru bir varlık olmabilincinin gelişmesini sağlar. Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır…”

Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor: Jan Švankmajer’in Hayatta Kalmak (Kuram ve Uygulama) filmini Andrea Sabbadini’nin yorumuyla sunuyoruz. Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins’in Peter Sellers’in Yaşamı ve Ölümü, Tim Burton’un Büyük Balık, Ingmar Bergman’ın Yaban Çilekleri, Özcan Alper’in Sonbahar, Ouine Lecomte’un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford’un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor. İkinci bölümde ise Alain Resnais’nın Hiroşima Sevgilim, Peter Howitt’in Rastlantının Böylesi, Mike Leigh’in Ömrümüzden Bir Sene, Victor Erice’in Yaşam Hattı, Anne Fontaine’nin Yasak Aşk, Theo Angelopoulos’un Sonsuzluk ve Bir Gün, Steven Speilberg’in Yapay Zekâ, Harold Ramis’in Bugün Aslında Dündü, Spike Jonze’nin Aşk, Peter Weir’ın Truman Show ve Marc Forster’ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor.

Bölümlerin Yazarları

ANDREA SABBADİNİ  YAVUZ ERTEN  YEŞİM KORKUT  ÖZDEN TERBAŞ  BERRAK CİĞEROĞLU  NİLÜFER GÜNGÖRMÜŞ ERDEM  SİBEL MERCAN  İREM ANLI  NAYLA DE COSTER  MERAL ERTEN  MELİS TANIK SİVRİ

Psikanaliz ve Sinema Etkinliği (İzmir)

İZMİR ODAĞ PSİKANALİZ VE PSİKOTERAPİ DERNEĞİ

PSİKANALİZ VE SİNEMA ETKİNLİĞİ

“Psikanaliz ve Sinema” etkinliği  8.yılında  İzmir Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Derneği’nde devam ediyor.

27 MART  2015 Cuma Akşamı Programı:

“BEYAZ BANT”

Yönetmen: Michael HANEKE

Yorumcu: YAVUZ ERTEN

Etkinlik saati: 18:00

Adres : İzmir Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Derneği Konferans Salonu

63 Sokak No:3 Buca-İzmir

odagegitim@hotmail.com

Bilgi İçin: 0232 442 55 56