Yas ve Melankoli

yas ve

Yazar: Sigmund Freud

Çeviri: Aslı Emirsoy

Yayınevi: Telos Yayınları

Telos Yayınevi Freud’un temel metinlerini Almanca aslından çevirileri ve yeni terim önerileriyle yayınlamaya devam ediyor. Psikanaliz Dizisi’nin üçüncü kitabı: Yas ve Melankoli.

1915 yılında yazılan ve ilk kez 1917’de yayınlanan inceleme psikanalizin yapısal kuramına bir geçiş metni olmasıyla önemli metapsikoloji metinlerinden biridir. Üst-ben kavramının ilk belirgin işaretleri bu metinle ortaya çıkar…

Cemal Dindar’ın ‘Freud, Mecnunluk Hevesi, Hayali Kapasite’ başlıklı sunuş yazısıyla…

Ve Freud’un melankolinin yetkin bir tarifi olarak Hamlet’ten aldığı ünlü sözle:

“Kendi çölüne yollandığında, kim kurtulabilir kırbaçlanmaktan?”

Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü

bastırma

Yazar: Sigmund Freud

Çeviri: Oya Kasap

Yayınevi: Telos Yayınları

Bastırma kavramı psikanaliz kuramının kalbinde yer alır. Freud’un deyişiyle: “Bastırmayı merkeze alıp psikanaliz kuramın bütün öğelerini onunla ilişkisinde konumlandırmak olasıdır.” Kitap 1915 tarihli Bastırma makalesi ile birlikte 1939 yılında ilk basımı yapılan Musa ve Tektanrılı Din adlı yapıttaki Bastırılanın Geri Dönüşü pasajını ve 1923 tarihli Hayırlama makalesini Oya Kasap’ın özenli çevirisiyle bir araya getiriyor.

Melankoli üzerine (S. Freud)

Melankoli, özelliklerinin bir kısmını yastan, bir kısmını da narsisitik nesne seçiminden narsisizme giden gerileme sürecinden alır. Melankoli, bir yandan yas gibi gerçek nesne kaybına verilen bir tepkidir, ama bunun da ötesinde, normal yasta olmayan ya da var olduğunda normal yası patolojik (hastalıklı) bir yasa dönüştüren bir koşuldan sorumludur. Sevgi nesnesinin kaybı, nesne ilişkilerindeki ikircikliliğin etkinleşmesi ve açığa çıkması için kusursuz bir fırsattır. Takıntı nevrozu eğilimi varsa, ikircikli çatışma yasa hastalıklı bir biçim verir ve sevgi nesnesinin kaybı yüzünden kişinin kendini suçladığı, yani sanki kendisinin isteyerek buna neden olduğu şeklinde kınamalarla yasın anlatılmasına zorlar. Sevilen kişilerin ölümünden sonra oluşan bu gibi takıntılı nevrotik depresyonlar bize, libidonun gerileyici içe çekilmeleri olmadığında, ikircikli çatışmanın tek başına nelerin üstesinden geldiğini gösterir. Melankoliye yol açan nedenler çoğunlukla, ölüm ile ortaya çıkan açık ve net bir kayıp olgusu olmaktan çıkar ve birbirine karşıt sevgi ve nefret duygularının ilişkiye aktarıldığı veya zaten varolan bir ikircikliliği güçlendiren tüm incinme, haksızlığa uğrama ve hayalkırıklığı durumlarını içine alır. Hem yaşantısal hem de yapısal kökenli bu ikicikli çatışma, melankolinin gözardı edilmemesi gereken önkoşuludur.

Sigmund Freud, Yas ve Melankoli, s.31-32.
Telos Yayınları, Çev. Aslı Emirsoy