Konuşma: Bella Habip

7 Nisan Cuma saat 18:00’de SALT Galata’da gerçekleşecek olan konuşma herkese açık ve ücretsizdir. Konuşma dili Türkçedir.

Ruhsallıktaki Çifte Zamansallık Mefhumu ile Uykusuz Çağımızdaki Zamansızlığa Psikanalitik Bir Bakış

Tohumun uykuya girmesi ve uyku halinden filizlenme haline geçiş süreci, psikanaliz kuramı ve psikanaliz tedavisi sürecindeki uykuya girme, ‘gizillik’ şeklinde tercüme ettiğimiz ‘latency’ kavramıyla örtüşüyor. Gizillik ya da uykuya girme gizli kalmış bir şeye gönderme yapmaz sadece; tam anlamıyla bir uyku hali de değildir bu. Gizil bir güç söz konusudur. O zaman karşımızda hem uykuya girme sürecindeki bir zaman vardır, hem de uykudan uyandıktan sonraki bir zaman vardır. Bir şeylerin uykuya girmesi ve daha sonra bu uykudan uyanması mefhumu ruhsallıktaki çifte zamansallığa işaret eder. Dolayısıyla uykudan önce ve uykudan sonra şeklinde ikili bir ruhsal zaman mefhumu ile karşı karşıyayız. Çifte zamansallık psikanaliz kuramının temel taşıdır. Sunum, psikanaliz kuramındaki ‘latency’ mefhumunu Freud’un Çocukluk Çağı Cinselliği ve Nevrozlar Kuramı bağlamlarında ele alacak ve ruhsallığımızın çifte zamanlı işleyişi ile daima online durumda olan çağdaş dünyamızın uykusuzluğu ve tek boyutlu zamansallığı ile karşılaştıracaktır.

Bella Habip
Bella Habip eğitim psikanalisti ve süpervizörü, Paris Psikanaliz Cemiyeti (SPP) ve Uluslararası Psikanaliz Birliği (IPA) üyesidir. Uluslararası Psikanaliz Dergisi’nin (The International Journal of Psychoanalysis) Avrupa Yayın Kurulu’nun eski üyesi, aynı derginin Sel Yayınları’ndan çıkan Uluslararası Psikanaliz Yıllığı’nın 2009-2013 yılları arasında Türkiye ilk editörü ve 2013 yılı itibariyle yayın kurulu üyesidir. İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma Geliştirme Derneği’nin (Psike İstanbul) kurucu üyesi ve ilk başkanıdır. Psikanalizin İçinden ve Kuram ile Klinik Buluşunca isimli iki kitabı vardır ve muhtelif dergi ve derleme yayınlarında makaleleri yer almaktadır.

~~~

Talk will take place on April 7th, Friday at 18:00. The event will be hosted by SALT Galata and free of charge. Talk will be in Turkish.

A Psychoanalytic Look at the Notion of Dual Temporality in the Psyche, and the Timelessness of Our Sleepless Age
The seed’s entrance to dormancy and its transition from a dormant state to the germinating state corresponds to the concept of latency in psychoanalytic theory, which is defined as entering a state of sleep during psychoanalytic therapy. Latency does not only refer to a hidden thing, and is not exactly a state of sleep. There also is a latent power. In that case, there exist both the time of entering the state of sleep and the time after waking up. The notion of entering into sleep and then waking up, points to dual-temporality in the psyche. We face a concept of double psychic time; one before sleep and one after. Dual-temporality is the cornerstone of psychoanalytic theory. This talk will address the notion of latency in psychoanalytic theory within the context of Freud’s infantile sexuality and neuroses theory, and compare the dual functionality of our psyche, the sleeplessness of our constantly online contemporary world and its unidimensional temporality.

Bella Habip
Bella Habip is a training psychoanalyst and supervisor, a member of the Paris Psychoanalytical Society (SPP) and the International Psychoanalytical Association (IPA). She is a former member of the publishing committee of The International Journal of Psychoanalysis and the first editor of the Turkish Annual between 2009-2013, and a member of the redaction committee since 2013. She is a founding member and the first president of the Istanbul Psychoanalytic Association for Training, Research and Development (Psike Istanbul). She is the author of Psikanalizin İçinden (Through Psychoanalysis) and of Kuram ile Klinik Buluşunca (When the Clinical Meets the Theory). Her articles have been published in various journals and compilations.

Psikanaliz ve Kurumlar

Bildiğiniz gibi bir­kaç psikanalist bir araya gelip bir topluluk oluştururken, aynı zamanda bir de zihniyet oluştururlar. Bu zihniyet genellikle bilinçdışı bir şekilde işler. İşte ben de bir hastayla bir kurumun karşı karşıya gelmelerinde ortaya çıkan bu bilinçdışı anlamlar üzerinden konuşmaya çalışacağım. Zira psikanaliz, insanları hasta eden şeylerin böyle bilinçdışı anlamların etrafında oluştuğunu tespit etmiştir.. Düşünme fonksiyonlarının hasara uğra­dığı durumlarda anlamların da kayıp gittiğini söyleyebiliriz. Eğer hastalarımızın yeniden düşünce fonksiyonlarına kavuş­malarım istiyorsak, onlarla yapıp ettiklerimizin anlamlarını da düşünmemiz gerekmez mi?

Bella Habip, 24 Ocak 2015, Psikanaliz ve Kurumlar

http://bellahabip.com/psikanaliz-ve-kurumlar