Psikanalitik Bakışlar 9: İçimizdeki Şiddet, İçinde Yaşadığımız Şiddet

PSİKE İstanbul ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜPAM) İşbirliğiyle

Tarih: 05-06 Aralık 2015

Yer: Boğaziçi Üniversitesi Kültür Merkezi Albert Long Hall

Şiddetin her türlüsü ile kuşatıldığımız bir zamanda ve yerde yaşıyoruz. Bu nedenle 9. Psikanalitik Bakışlar Sempozyumu‘nun temasını insan ruhsallığının ve ilişkilerinin kaçınılmaz bir parçası olan ‘şiddet’ olarak belirledik. Şiddetin ete kemiğe bürünmüş hali ile neredeyse her gün karşılaştığımız bir dünyada şiddet kavramı üzerine birlikte düşünmek istiyoruz.

Öfke, saldırganlık, nefret, haset, yıkıcılık, şiddet, ölüm… Ruhsallığın karanlık ama vazgeçilmez yanları. İç dünyamızdaki bu karanlık yanlar ruhsal örgütlenmemizi, ilişkilerimizi, toplumsal varoluşumuzu şekillendirir; içinde yaşadığımız şiddetin gölgesi ise ruhsallığımızın üzerine düşer.

Psikanalizin bize şiddetin insan ruhsallığı ve toplumsal yaşamdaki yeri üzerine söylediklerini birlikte merak etmek ve tartışmak için sizleri 5-6 Aralık tarihlerinde sempozyumumuza bekliyoruz

– PSİKE İstanbul

Konuşmacılar:

David Rosenfeld

Nancy Caro Hollander

Nicholas Temple

PROGRAM

icimizdeki siddet program

Detaylı bilgi için: http://www.psikanalitikbakislar.com

Fethi Benslama – “Günümüzde İslam’da Özne Sorunu”

BİR KONUK, BİR KURAM – 10

Fethi Benslama
“Günümüzde İslam’da Özne Sorunu”

20 Haziran 2015 Cumartesi
Aynalı Geçit

PROGRAM

9.00 Kayıt
9.30- 13.00 Fethi Benslama’nın konferansı ve Konferans üzerine tartışma
Öğleden sonra: 14.30- 16.00 Fethi Benslama’nın katılımıyla yapılacak
olgu sunumu ve tartışması

Bu yıl onucusunu düzenlediğimiz Bir Konuk Bir Kuram etkinliğinde bu kez günümüz politik sorunlarını psikanalizden yola çıkarak yorumlayan bir psikanalisti ağırlayacağız.
Tunus asıllı Fransız psikanalist Fethi Benslama, Paris Diderot Üniversitesi Psikanalitik İncelemeler Formasyon ve Araştırma Birimi (UFR d’Etudes psychanalytiques) ve Paris Uygarlıklar Enstitüsünün (Institut des Humanités da Paris) müdürüdür. Fethi Benslama göçmenlik, sürgünlük, ergenlik ve din konularıyla ilgilenmekte ve özellikle günümüzde giderek ağırlık kazanan köktenci eğilimler üzerinde çalışmaktadır. 1990-2003 yılları arasında yayınlanan kültürler ve disiplinler arası “Cahiers Intersignes” dergisini yönetmiştir. Benslama’nın Salman Rushdie’yi savunan Allak bullak eden Kurgu (Une Fiction Troublante-1989) ve Tunus halkının demokratik başkaldırısını destekleyen Aniden Devrim! Tunus’tan Arap Dünyasına (Soudain la Révolution! De la Tunisie au Monde Arabe-2011) kitapları hayli ilgi görmüştür. Ancak onun en önemli yapıtı 2002’de yayınladığı ve Türkçeye İslam’ın Psikanalizi (İletişim yay. 2005) başlığıyla çevrilen  “Psychanalyse à l’épreuve de l’Islam”dır. Fethi Benslama bu konferansında son kitabının da (İslam’da Öznellikler Savaşı La Guerre des Subjectivités en Islam-2014) konusu olan İslam ülkelerindeki güncel krizi, psikanalitik yaklaşımla ele aldığı ve “öznellikler savaşı” olarak adlandırdığı bir kuramsal çerçevede tartışacaktır.
Etkinliğin öğleden sonraki bölümünde Fethi Benslama’nın katılımı ile klinik bir olgu tartışması yer alacaktır.

Etkinlik dili: Türkçedir. Fethi Benslama’nın konferansı Fransızcadan Türkçeye çevrilecektir.
Etkinlik yeri: Aynalı Geçit, Avrupa Pasajı,2.Kat Galatasaray-İstanbul
——————————————————————————————-
Kayıt ücreti: 100 TL, IPA formasyonda aday 90 TL,
İPD formasyonda aday 80 TL,
Öğrenci-Asistan: 60 TL (belge zorunlu)
Önceden kayıt yapılmayacaktır. Etkinliğe katılmak isteyenler
etkinlik günü saat 9.00’da gelerek kayıt yaptırabilirler.

Bilgi için: İstanbul Psikanaliz Derneği
Tel/Faks: 0212.266 32 11 e-mail: istanbulpsikanaliz@yahoo.com http://www.istanbulpsikanalizdernegi.com

SURET’in 6. Sayısı Yayınlandı

Screen Shot 2015-05-08 at 7.50.28 AM

Yeni Türkiye Sineması deyince bu sinemanın içinde yeni olanın ne olduğu sorusuna insanın aklı takılıyor. Bu fark nerede ve nasıl ortaya çıktı ve ne anlama geliyor? Bu soru röportajlarda yönetmenlerin kendi tanımlarıyla ortaya konuyor.Dosyada röportajlar dışında Yeni Türkiye Sineması’nın öncülerinden biri sayılan Tabutta Rövaşata filmi üzerinden “erkek olma” meselesi ele alınıyor ve ayrıca Lütfi Akad, Nuri Bilge Ceylan sineması tartışılıyor. Psikanalitik Diyaloglar bölümünde ise ağırlıklı olarak dürtü konusuna odaklanılıyor.

İçindekiler;

Elsa Cayat Kendini Sevebilme Kapasitesi
Editör’den . . .

Dosya: Yeni Türkiye Sineması
Yavuz Erten Reha Erdem’le Yeşilçam, Yeni Türkiye Sineması ve Özgürlük Üzerine
Seyfettin Tokmak Girizgâh, İlksen Başarır Röportajı, Mahmut Fazıl Coşkun Röportajı,
Belmin Söylemez Röportajı, Ali Aydın Röportajı, Hakkı Kurtuluş
Röportajı, İnan Temelkuran Röportajı
Burçak Erdal Yarı Tanrı Babalar ve Onların Mahsun Oğulları
Cemal Dindar Lütfi Akad Sineması ve Gelin-Düğün-Diyet
Özgür Öğütcen Nuri Bilge Ceylan Sineması Üzerine

Psikanalitik Diyaloglar
Mehmet Öznur İmkânsızın Ötesinde
Barış Özgen Şensoy Maurice Apprey ile “Bir Yazma Ketlenmesi Vakasının Analizi” Hakkında Röportaj
Büşra Yalçınöz Karşıaktarımın İfadesi: Psikanalitik İlişkide Kendini Açma Pratiği
Madeleine Vermorel Goethe’den Freud’a Dürtü (Trieb)
Jane Van Buren Annenin Bedeninin Keşfi ve Kızın Öznelliğinin Yaratımı

İyi ki doğdun, Sigmund!

Baltimore Olayları Üzerine

Salı günü gerçekleştirilen bir basın toplantısında, Obama bu tür düşünceleri dile getirerek isyancıların “birer suçlu gibi muamele görmesi” gerektiğini söyledi ve “günler boyunca süren ve meşru zemine dayanan barışçıl protestoları” bozmanın yanı sıra tamamen yıkıcı bir tutum izlediklerini belirtti. “Kendi cemiyetlerindeki fırsatlara ve iş yerlerine zarar veriyorlar,” diye de ekledi. 

Ancak Amerikan Psikanaliz Derneği’nin başkanı Mark D. Smaller’a göre, ayaklanma psikolojisi bunların anlamsız bir yıkım faaliyeti olarak etiketlenmesinin bu kadar kolay olmadığına işaret ediyor. Vox’a yolladığı bir epostada “Bu gruplar öfke, hiddet ve çaresizliğin ifadesinin aracı olabilirler,” diyor. “Bu davranışın gelişigüzel olmadığını, ancak bir grup ya da topluluğun sürekli olarak dinlenilmeyişine, cevap alamayışına ve son olarak marjinalleştirilmesine yönelik hayal kırıklığını iletme yolu olduğunu hesaba katmalı.”

Haberin orjinali için tıklayın.