Çocuk Psikanalizi

Yazar: Melanie Klein
Çevirmen: Ayşegül Demir
Yayınevi: Pinhan Yayıncılık

1920’li yıllarda psikanalistlerin çoğu küçük çocukların psikanalitik metot için yeterli ve hazır olmadıklarını savunuyorlardı. Melanie Klein bu görüşü reddetti ve çocuklara uygulanan metodu yeniden düzenledi. 1932 yılında ise bu eseri yayınladı. Çocuk Psikanalizi, çocuk analizindeki devrimci tavrıyla artık alanında bir klasik olarak kabul görür. Klein’ın kendi tasarladığı özel teknikleri metin içinde ayrıntılı bir şekilde sunması esere ayrıca öncülük ve özgünlük katar. Psikanaliz uğraşını çocukluğun erken dönemlerine kadar götüren Klein, sadece çocukların tedavisine katkı yapmakla kalmaz, ayrıca çocukluğun kişiliğin gelişimindeki etkisine ve yetişkinlerde görülen nevroz ve psikozlara dair yeni perspektifler açar.

(Tanıtım Bülteninden)

Psike İstanbul Psikanalize Giriş Seminerleri (2015-2016)

Psike İstanbul Derneği tarafından “Psikanalize Giriş Seminerleri” adı altında bu sene yedincisi düzenlenecek olan seminerler iki ayrı seviyede yapılmaktadır.

1. Seviye: Psikanalize Başlarken

Temel psikanaliz metinleri aracılığıyla Sigmund Freud’un psikanaliz kuramı, psikanalitikkavramların klinikle buluşması, kuramın ve uygulama alanının çok yönlülüğü ve çeşitliliği teorik seminerler ve vaka örnekleri ile incelenmektedir. Seminerlerin bu bölümü temel psikanalizmetinlerini çalışmayı arzu eden ve aynı zamanda, kendi kişisel ya da kurumsal pratiğinde psikanalitik bakış açısının pratikteki işleyişine ilgi duyan herkesin katılımına açıktır.

Psikanalitik kuram, savunma mekanizmaları, kişilik örgütlenmeleri ve psikopatoloji C. Brenner’in Psikanalizin Temel İlkeleri, N. McWilliams’ın Psikanalitik TanıA. Freud’un Ben ve Savunma Mekanizmaları R. Perron’un Psikanaliz Nedir? ve ve V. Volkan’ın Psychoanalytic Technique Expanded kitapları çerçevesinde anlatılacaktır. Ayrıca nöropsikanalizi konu alan bir seminerin eklenmesi planlanmıştır.

Seminerler Ekim 2015 – Haziran 2016 tarihleri arasında 15 günde bir, Pazartesi saat 20.00-22.00 arası yapılacaktır

2. Seviye: Vaka Çalışmaları

Önceki yıllarda Psikanalize Giriş Seminerlerine katılmış ve ilerlemek isteyen katılımcıların vaka sunarak aktif katılımlarının beklendiği çalışmaya psikiyatri asistanı veya uzmanı, klinik psikolog, psikolog ve psikoloji yüksek lisans öğrencilerine, psikolojik danışmanlara açıktır.

Klinik deneyimin paylaşılması ve kuramsal olarak ele alınan konuların kliniğe yansımalarının tartışılmasını amaçlayan program vaka çalışmalarından oluşmaktadır.

Okumalarını ilerletmek isteyen katılımcılara önerilen kaynak kitaplar:

Sigmund Freud – Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Rüyaların Yorumu, Psikopatoloji, Metapsikoloji ve diğer kitapları;

Anna Freud – Ben ve Savunma Mekanizmaları (Bağlam);

Melanie Klein – Haset ve Şükran (Metis), Sevgi Suçluluk ve Onarım (Kanat);

C. Brenner – Psikanalizin Temel Kavramlar (Hekimler YB);

N. McWilliams – Psikanalitik Tanı (Bilgi Ü. Y.);

Roger Perron – Neden Psikanaliz? (İthaki)

Vamık Volkan – Psychoanalytic Technique Expanded (OA Yayınları).

Adres: Psike İstanbul Merkezi Süleyman Nazif Sokak, Park Apt. No: 13/12 Kat: 4  Valikonağı – Şişli -İstanbul

http://www.psikeistanbul.org

Duyuru metninin tamamını ve kayıt formunu indirmek için tıklayın.

Bir Nevi Uygulamalı Şiir Olarak Psikanaliz (Adam Phillips Söyleşisi)

29 Mayıs 2012 tarihinde Economist bloglarından Prospero’da Adam Phillips ile şiir-psikanaliz ilişkisi üzerine kısa bir söyleşi yayınlanmış. Biz de bu söyleşiden birkaç soru ve yanıtı sizlerle paylaşmak istedik. Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Psikanaliz ile şiir arasında sizce nasıl bir ilişki var?

Bence en belirgin ilişki, her ikisinin de dil sanatı olması. Freud tam olarak şiirsel konuştuğumuzu söylemiyor aslında çünkü şiirlerin mısralarının sonları vardır. Öte yandan bizler şiirlerde görmeye alışık olduğumuz türden keskin ve muğlak bir dille konuşma potansiyeli taşırız. Yani biraz daha farklı ifade edecek olursam; şiir okumak, psikanalistler için iyi bir eğitim olacaktır.

“Flört Üzerine”nin önsözünde psikanaliz için ‘‘bir nevi uygulamalı şiir(Ayrıntı Yayınları, s. 12, Çev. Özden Arıkan) tabirini kullanmışsınız – bunu biraz daha açar mısınız?

Bir yanda, psikanalizde bir sorunu çözme, birini tedavi etme ya da en azından yaşadığı sıkıntıya dikkat verme girişimi söz konusu olduğundan, uygulamalı bir boyutu olduğunu söyleyebiliriz. Ama psikanalizin yaptığı bir diğer şey de kişinin konuşmasına imkan sağlamaktır. Psikanaliz, kişinin kendisini olabildiğince anlatması için gereken koşulları yaratma çabasıdır.

Bir bakımdan diyebiliriz ki Freud insanların oldukları şiiri tam olarak dile getiremeseler bile kendilerini olabildiğince açıkça ifade edebildikleri bir ortam veya tedavi icat etmiştir. Seans yaklaşık 50 dakika sürer, her hafta aynı saattedir, tıpkı bir sonenin her zaman 14 mısradan oluşması gibi. Benzer bir durum. Bu biçim, ifadeyi mümkün kılar.

Yani şiir kısıtlılığı itibariyle ile terapi biçimleriyle benzeşir?

Kesinlikle.

Hem psikanalizin hem de şiirin – muğlak ve zor olması açısından – bazen kötü bir şöhrete sahip olabilmesi üzerine bir analoji kurmak mümkün mü?
 

Bir açıdan bakıldığında bu bir zevk meselesi. İnsanlar bir şeyi sevmiyorsa sevmiyordur. Bunun haricindeki durumlarda ise ortada direnç veya korku olduğunu söyleyebiliriz. Şiirin tıpkı müzik gibi onlarda istemedikleri veya istemediklerine inandıkları etkiler yaratabileceğinden korkabilirler. Psikanalizden nefret eden insanlar genelde bu görüşlerinden vazgeçmezler. Ve bence bunun nedeni, psikanalizle ilgili temas etmeye devam etmek istedikleri bir şey olmasıdır. Çünkü psikanaliz bir şeyi tutuyordur, tıpkı şiir gibi.

Şiirin, tıpkı müzik gibi, insanlara hissetmek istemedikleri şeyleri hissettirebileceğini söylediğinizde, şiirin terapötik bir işlevi olabileceğini mi kast ediyorsunuz?

Evet, bence kesinlikle böyle bir işlevi var. Kafka’nın günlüklerinde geçen bir laf var; ”Edebiyat, içimizdeki donmuş denizin buzlarını kıracak bir baltadır” gibi bir şey diyor. Bence bu yoğunluk ve duygusal yaşamlarımızın aşırılıkları bizi çok korkutuyor. Ve sanat – şiiri seviyorsanız şiir, ama müzik de olabilir – duygularınızı hem taşımanızı hem de onlardan haz almanızı sağlar. Ayrıca içinizdeki sizin için en çok önem taşıyan şeyleri keşfetmiş olursunuz. Sizi etkiledi mi tam etkiler, kayıtsız kalamazsınız.

Salman Akhtar ile “Psikanalitik Dinleme”

Psikanalitik dinleme analistlerin yıllar içinde geliştirdikleri karmaşık ve çok yönlü bir beceridir.

Analist seans sırasında analizanı dinler, analizan ile birlikte olan kendini dinler, ikisinin arasında olup biteni dinler…

“Psikanalitik Dinleme” isimli kitabın yazarı,  çağdaş psikanalizin önemli isimlerinden Salman Akhtar bu konferansta dinlemenin farklı biçimlerinden söz edecek.

Katılım: Herkese açıktır.

Dil: İngilizce olup, simültane çeviri yapılacaktır.

Tarih: 5 Ekim 2015

Yer: İstanbul Amerikan Hastanesi – Nişantaşı

Kayıt Ücreti: 180 TL (Psike İstanbul üyeleri, öğrenci ve asistanlar: 150 TL)

Kayıtla ilgili daha detaylı bilgi içeren duyuru dosyasını indirmek için tıklayın

Program:

09:00- 10. 30 Dört farklı şekilde dinleme

(10.30- 11:​45​ kahve molası)

11:​45​-12.​15​ Sessizliği dinleme

(12.​15​- 1​3.30​ yemek arası)

1​3.30​-15.​00 Kendini dinleme

(15.​00​-1​5.15​ kahve molası)

1​5.​:​1​5- 1​6​.​45​ Dinlemeyi reddetme

Konuşmacı Hakkında

Salman AKHTAR, Philadelphia Psikanaliz Enstitüsünde eğitim analisti, Jefferson Medical College’da psikiyatri profesörüdür. Hindistan’da doğmuş, tıp fakültesi ve psikiyatri eğitimini Hindistan’da tamamlamış, Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesinde yeniden psikiyatri eğitimi almıştır. Psikanaliz eğitimini Philadelphia Psikanaliz Enstitüsünde tamamlamıştır.

1973 yılından bu yana ABD’de yaşamaktadır. 300’den fazla yayını bulunan Akhtar’ın Türkçe yayınlanmış kitapları (tümü Halime Odağ Vakfı yayınıdır): “Ağır Kişilik Bozukluklarının Tanınması ve Tedavisinde Başvuru Kitabı” (2009); “Göç ve Kimlik” (2010); “Dinamik Psikoterapideki Dönüm Noktaları” (2011). Aynı zamanda şair olan Akhtar’ın altı şiir kitabı vardır. Ayrıca Philadelphia’daki Inter-Act Theatre Company’de konuk öğretim görevlisidir.

Hasta ve Analist

Yazar: Joseph Sandler, Alex Holder

Çeviri: Ali Algın Köşkdere, Serhat Yücel, Taner Özek

Yayınevi: Bağlam Yayınları

Bu kitap, temel klinik psikanalitik kavramlar ve bu kavramların anlamları hakkındadır. Psikanalizin içinde gelişmiş birçok kavram ve özellikle de bu kitapta üzerinde durulmuş olanlar, taşıdıkları anlamlar bakımından ilk ortaya çıktıkları hallerinden çok daha kapsamlı hale gelmişlerdir. Bu kitabın amaçlarından biri, anlam ve kullanımlarında zamanla oluşmuş değişiklikler ışığında bazı temel kavramları gözden geçirmektir. Buna karşın bu kitap bir çeşit sözlük veya dizin olmak niyetinde değildir. Bununla birlikte temel klinik psikanalitik kavramlar üzerindeki bu çalışmamızın, bu kavramların günümüz psikanalizinde oynadıkları rolün daha iyi anlaşılmasını sağlayacağına inanıyoruz.

-Joseph Sandler, Christopher Dare, Alex Holder-
(Tanıtım Bülteninden)