Çöküşten sonra utanç ve kibir

Yavuz Erten

Psikanalitik Bakış-2: “Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi” Sempozyumu, 24- 26 Nisan 2004 tarihlerinde sunulmuştur.

Adı “Bireyin Tarihi. Tarihin Psikanalizi” olan bir sempozyumun kendisi tarih olmakta iken buluşuyorum sizlerle. Böyle buluşmaların kendisine göre bir fenomenolojisi vardır. Ben bunları istasyondaki vedalaşmadan önceki son dakikalara, havalimanındaki son anlara benzetiyorum. Oradasınızdır, berabersinizdir ama aslında bitmiştir, ayrılmışsınızdır çünkü biraz sonraki ayrılık o anın tüm dokusunu doldurmuştur. O anın birliktelik yaşantısı hem vardır, hem yoktur; hem yaşamdır, hem de ölümdür. O anlar günceldir ama geçmişte kalmıştır; aynı zamanda ayrılık yoğun olarak orada olduğu için gelecektir de çünkü biraz sonra gidecek veya geride kalacak olanın yanındayken yoğun olarak onsuzluğu yaşarsınız. Zamanın bu deneyimsel oyunlarının spiralinde, üç gün önce Dr. Maurice Apprey’in işaret ettiği hayalet, misafir ve ev sahibi kavramlarından söz edeceğim. Ama sonra, daha sonra, tam anlamıyla ayrılırken…

Ben bir tarihçi değilim. Bugün burada söyleyeceklerimi psikanalizle ilgilenen birisinin içinde yaşadığı tarih ve sosyoloji bağlamındaki serbest çağrışımları olarak dinleyebilirsiniz. Belki buna Aulagnier’nin ergene atfettiği “tarihçi çıraklığı” da diyebiliriz. Bu da bir önceki satırda söylediklerimi yanlışlamaz. Bu serbest çağrışımları Kohut’un esprisindeki gibi de dinleyebilirsiniz. Kohut bilim adamının brifinginin psikanalizdeki karşılığının serbest çağrışım olduğunu söylüyordu.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

 

Psikanalitik Bakışlar 9: İçimizdeki Şiddet, İçinde Yaşadığımız Şiddet

Erken kayıt devam ediyor.

Elif adlı kullanıcının avatarıPsikanalitik Şeyler

PSİKE İstanbul ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜPAM) İşbirliğiyle

Tarih: 05-06 Aralık 2015

Yer: Boğaziçi Üniversitesi Kültür Merkezi Albert Long Hall

Şiddetin her türlüsü ile kuşatıldığımız bir zamanda ve yerde yaşıyoruz. Bu nedenle 9. Psikanalitik Bakışlar Sempozyumu‘nun temasını insan ruhsallığının ve ilişkilerinin kaçınılmaz bir parçası olan ‘şiddet’ olarak belirledik. Şiddetin ete kemiğe bürünmüş hali ile neredeyse her gün karşılaştığımız bir dünyada şiddet kavramı üzerine birlikte düşünmek istiyoruz.

Öfke, saldırganlık, nefret, haset, yıkıcılık, şiddet, ölüm… Ruhsallığın karanlık ama vazgeçilmez yanları. İç dünyamızdaki bu karanlık yanlar ruhsal örgütlenmemizi, ilişkilerimizi, toplumsal varoluşumuzu şekillendirir; içinde yaşadığımız şiddetin gölgesi ise ruhsallığımızın üzerine düşer.

Psikanalizin bize şiddetin insan ruhsallığı ve toplumsal yaşamdaki yeri üzerine söylediklerini birlikte merak etmek ve tartışmak için sizleri 5-6 Aralık tarihlerinde sempozyumumuza bekliyoruz

– PSİKE İstanbul

Konuşmacılar:

David Rosenfeld

Nancy Caro Hollander

Nicholas Temple

PROGRAM

icimizdeki siddet program

Detaylı bilgi için: http://www.psikanalitikbakislar.com

View original post

Forum du Champ Lacanien-Türkiye 2015-2016 Psikanaliz Eğitimi Programı

Forum du Champ Lacanien- Türkiye 2015-2016 döneminde İstanbul’da üç farklı etkinlik grubu yürütecektir:

1- Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu: Bu grup Lacancı psikanalizle ilgilenen, her alandan kişilerin katılımına açıktır. Grup, ayda bir kez ayın ilk cumartesi günü toplanacaktır. Bu grubun eğitmenleri psikanalist Zehra Eryörük ve psikiyatrist Özgür Öğütcen’dir. Adı geçen grup Lacan’ın Psikanalizin Dört Temel Kavramı ​kitabıyla başlayıp, Ecole de Psychanalyse des Forums du Champ Lacanien’in diğer eğitim metinleriyle devam edecektir.

2- Vaka Çalışması ve Süpervizyon Grubu: Bu grup klinisyenlere ve klinisyen adaylarına yöneliktir. Grup, ayda bir kez ayın ilk cuma günü toplanacaktır. Bu grubun eğitmenleri psikanalist Zehra Eryörük ve psikiyatrist Ceren Korulsan’dır. Adı geçen grupta klinik vakalar üzerinden Lacancı psikanalitik uygulamalar ve psikanaliz pratiği ele alınacaktır.

3- Forum Carteli: Bu grup Forum du Champ Lacanien Türkiye İnisiyatifi üyelerine açıktır. Grup, ayda bir kez ayın ilk cuma günü toplanacaktır. Bu grubun eğitmeni (+1 olarak) psikanalist Zehra Eryörük’tür. Adı geçen grup Colette Soler’in Lacan, l’inconscient réinventé (İngilizcesi Lacan, the unconscious reinvented) kitabıyla başlayıp, Ecole de Psychanalyse des Forums du Champ Lacanien’in diğer eğitim metinleriyle devam edecektir.

KASIM 2015

6 Kasım Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

7 Kasım Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

ARALIK 2015

4 Aralık Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

5 Aralık Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu

Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen
OCAK 2016

8 Ocak Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

9 Ocak Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

ŞUBAT 2016

5 Şubat Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

6 Şubat Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

MART 2016

4 Mart Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

5 Mart Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

NİSAN 2016

1 Nisan Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

2 Nisan Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

MAYIS 2016

6 Mayıs Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

7 Mayıs Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminer Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen

HAZİRAN 2016

10 Haziran Cuma
Forum Carteli- “Freud’dan Lacan’a Yapısal Tanı”
Çalışılacak metin: Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé
Eğitimci: Zehra Eryörük

Vaka ve Süpervizyon Çalışması: Zehra Eryörük, Ceren Korulsan

11 Haziran Cumartesi
Lacancı Psikanalize Giriş Seminerleri Grubu
Çalışılacak metin: J. Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı
Eğitimciler: Zehra Eryörük, Özgür Öğütcen
12 Haziran Pazar Lacan Sempozyumu 2 Hazırlık Toplantısı

EYLÜL 2016

17- 18 Eylül 2016 Lacan Sempozyumu 2
“Kırılgan Kimlikler, Kırılgan Özdeşleşmeler”

– Lacan Sempozyumu 2’nin programı yakında duyurulacaktır.

Çalışılacak metinler:

– Jacques Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı, Metis

– Colette Soler, Lacan, l’inconscient réinventé, PUF; İngilizcesi: Lacan, the unconscious reinvented, Karnac

Ek okuma listesi:
– Bruce Fink, The Clinical Introduction to Lacanian Psychoanalysis (Türkçesi yakında yayınlanacaktır.)
– Bruce Fink, The Lacanian Subject (Türkçesi yakında yayınlanacaktır.)
– Colette Soler, Les affects lacaniens (İngilizcesi, Lacanian affects: The function of affect in Lacan’s work)
– Colette Soler, Ce que Lacan disait des femmes (İngilizcesi, What Lacan said about women) (Türkçesi yakında yayınlanacaktır.)
– Darian Leader, What is madness? (Türkçesi yakında yayınlanacaktır.)

* Etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgi ve katılım için lütfen lacanciforum@gmail.com adresine e-mail atınız.

* Etkinliklerimizden haberdar olmak ve Forum du Champ Lacanien- Türkiye İnisiyatifi’ni takip etmek için lütfen http://www.lacanturkiye.com adresini ziyaret ediniz.

Forum du Champ Lacanien -Türkiye İnisiyatifi Lacan Sempozyumu

GÜNÜMÜZDE PSİKANALİZ

Forum du Champ Lacanien -Türkiye İnisiyatifi Lacan Sempozyumu 1

Tarih : 19 – 20 Eylül 2015
Yer : Saint Benoît Fransız Lisesi Karaköy İstanbul
Kayıt Ücreti: 100 TL (Öğrenci 50 TL)
Kayıt ve İletişim:
www.lacanturkiye.com
lacanciforum@gmail.com

PROGRAM :

1) CUMARTESİ 19 EYLÜL

09.00-09.30 Kayıt
09.30-10.00 Açılış Konuşması

10.00-11.00 Luis Izcovich “Psikanaliz diğer terapiler gibi değildir!”
11.00-12.00 Nami Başer “Bilim ve Felsefe” Lacan’ın Yazılar’ının yedinci bölümünün bir incelemesi
Tartışmacı: Zehra Eryörük / Moderatör: Ceren Korulsan

12.00- 13.30 Yemek arası

13.30- 14.30 Özgür Öğütcen “Psikanalitik, Politik, Klinik”
14.30-15.30 Marie Liévain “Pedagojik ilişkilerde aktarım fenomenlerine psikanalitik bir bakış”
Tartışmacı : Nami Başer: Moderatör : Ceren Korulsan

15.30- 16.00 Kahve arası

16.00-17.00 Zeynep Direk “Hegel ve Lacan arasında Derrida: aporetik öznellik”
17.00-18.00 Zehra Eryörük “Psikanalizin kaygıdan arzuya uzanan rolü”
Tartışmacı: Luis Izcovich / Moderatör : Özgür Öğütcen

2) PAZAR 20 EYLUL

09.00- 10.30 Luis Izcovich ile psikanaliz okulu ve eğitimi üzerine söylesi

10.30- 11.00 Kahve arası

11.00- 12.30 Vaka Çalışması Ceren Korulsan
Tartışmacı: Zehra Eryörük

KONUŞMACILAR :
– Dr Luis IZCOVICH (Paris): Psikanalist, Psikiyatrist, AME (Okul Analistleri Uyesi), Ecole de Psychanalyse des Forums du Champ lacanien kurucu üyesi, Paris Psikanalitik Klinik Kolejinde Öğretim üyesi.
– Zehra ERYÖRÜK (Brüksel): Psikanalist, Ecole de Psychanalyse des Forums du Champ lacanien okul üyesi, Forum du Champ lacanien du Brabant (Belçika) derneğinin kurucu üyesi ve baskanı, FCL-Brabant’da Öğretim üyesi.
– Nami BAŞER (Istanbul): Profesör, Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi.
– Zeynep DİREK (İstanbul) : Profesör, Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi.
– Özgür ÖGÜTCEN (İstanbul) : Psikiyatrist, bireysel psikoterapist, Suret Psikokültürel Analiz Dergisi editörü, Özne psikiyatri ve psikoterapi merkezi üyesi, Forum du Champ Lacanien Türkiye İnisiyatifi kurucu üyesi.
– Ceren KORULSAN (Istanbul) : Psikiyatrist, bireysel psikoterapist, Özne psikiyatri ve psikoterapi merkezi üyesi, Forum du Champ Lacanien Türkiye İnisiyatifi kurucu üyesi.
– Marie LIEVAIN (Brüksel/İstanbul) : Eğitim Bilimi Arastırmacısı, Klinik Psikoloji Asistani.

Değişimden dönüşüme…

Tuğçe Isıyel
Sabitfikir

İstenmeyen şey neyse onu kabullenmek, onunla barışmak, o çok arzulanan huzurun anahtarı belki de. Ve bu anahtarı, yaşam koçuyla değil, alanında uzman bir psikoterapistle bulmak, şüphesiz daha kalıcı oluyor.

Değişim, içinde biraz reddedişi de barındırarak bir şeyden başka bir şeye geçmektir, dönüşüm ise kabullenişle var olanı işlemek, başka bir forma getirmek… Dönüşüm daha naif, daha derin, daha tanıdık olabilirken, değişim daha hoyrat, daha reddedici, daha yabancı olabilmektedir. O yüzden belki kelimelerle oynayıp değişim yerine dönüşüm demeliyiz artık. Çünkü dönüşüm, yok etmekten ziyade, var olanı kapsayıp, ondan alacağın güçle yeni bir şey inşa ettiriyor; içsel sessizliğin eşlik ettiği bir süreçte…

ABD’li psikanalist Stephen Grosz, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ve çevirmenliğini Begüm Kovulmaz’ın yaptığı ilk kitabı İncelenen Hayatlar‘da okuyucuya onlarca dönüşüm öyküsü sunuyor. Dinlemenin, anlamanın, derinliğin öykülerini aktarıyor. Grosz’un deyişiyle bu öyküler, sadece sözcükleri değil, aradaki sessiz boşlukları da dinlemenin öneminden bahsediyor. Bu öyküler, Stephen Grosz’un 25 yıllık mesleki birikiminin ve 50 bin saatlik psikanaliz seanslarının sonucu. Stephen Grosz, kibirden uzak mütevazi bir duruşla mesleğin ilk yıllarında karşılaştığı zorlukları da açık yüreklilikle okuyucuyla paylaşıyor.

Kitabın alt başlığının “Kendimizi nasıl yitirir, nasıl buluruz” olması, ruhsal işleyişteki diyalektiğe oldukça hoş bir vurgu yapıyor. Kendimizi yitirmeden bulmanın, içeriden geçmeden dışarıya çıkmanın, boşalmadan dolmanın mümkün olmadığını ispatlıyor. Grosz, kitabın önsözünde etkileyici bir anekdottan bahsediyor: “Felsefeci Simone Weil, hapishanede bitişik hücrelerde kalan ve uzun zaman içinde duvara tık tık vurarak konuşmayı öğrenen iki mahkumun öyküsünü anlatır.” “Onları ayıran duvar aynı zamanda iletişim kurma araçlarıdır,” diye yazar. “Her ayrılık bir bağlantıdır.” İşte bu kitabın o duvarı anlattığını ifade ediyor Stephen Grosz.

“Övgü özgüveni nasıl yıkabilir”, “İlişkide olmamak üzerine”, “Paranoya acıyı nasıl hafifletebilir, bir felaketi nasıl önleyebilir”, “Kaybetme korkusu her şeyi yitirmemize nasıl yol açar”, “Öfke, bizi üzüntümüzden nasıl alıkoyar” gibi ilginç sorular, kitaptaki başlıklardan bazıları. Her vaka öyküsü sıradışılığıyla bir kurgu maskesi olarak karşımıza çıkarken, o maskeyi aralayıp, gerçeklikten nasıl beslendiğini görmemiz hiç zor olmuyor.

Bu başlıkların altında yer alan öyküler ise kendimizde ve çevremizde rastladığımız ve “sorun” olarak nitelendirdiğimiz bazı davranışların perde arkasını görmemizi, o sorunların belki asla tahmin edemeyeceğimiz yerlerden nasıl köklenebildiğini gösteriyor. Sadece görünene değil, görünmeyene de odaklanmamızı ve anlamamızı sağlıyor.

İncelenen Hayatlar, mesleki ve teknik bir jargondan uzak, oldukça sade ve samimi üslubuyla okuyucuya kendi dönüşümü için de bir ilham perisi yaratıyor. İstenmeyen şey neyse onu kabullenmek, onunla barışmak, o çok arzulanan sükunetin, huzurun anahtarı belki de. Ve bu anahtarı bulmak adına birtakım yaşam koçlarından medet umup, imaj maker gibi bir kişilik maker bulmaya çalışmaktansa, yüzeyselliği bir kenara bırakıp, o anahtarı alanında uzman bir psikoterapistle birlikte bulmak, onunla derinlemesine bir ilişki kurmak şüphesiz daha kalıcı oluyor.